Ece Biliközen

Ece Biliközen

3oda1salon yazarı Ece Biliközen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunudur.

Herkesin İstanbul’da müdavimi olduğu mekânlar vardır. Bu yazımızda Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’daki gözde mekânlarından bazılarını sizler için derledik.

1.         1924 Rejans

Rejans kelimesi “zarafet” anlamına geliyor ve adına yakışır şekilde zerafetini koruyor. İstiklal caddesinde 1932'de açılmıştır. Klasik hâline gelen bu mekân, 1950'lere kadar başta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Mata Hari, Greta Garbo, Agatha Christie ve İspanya Kralı 4.Alfonso gibi pek çok tanınmış simanın, İstanbul’daki konsolosluk temsilcilerinin, varlıklı azınlıkların ve üst düzey devlet memurlarının müdavimi olduğu Rus Restoranı olarak bilinir. İki numaralı masa Atatürk için sonsuza kadar rezervedir.

rejans1

Rejans aynı zamanda Cumhuriyetimizin ilk yıllarına da tanıklık etmiştir. Kalitesinden ödün vermeden varlığını sürdürmeye devam etmiş bu restoran aslında bir Rus Restorantı olarak bilinir. Ancak zamanla el değiştirmiştir. Ancak günümüzde Rejans'ta hiç Rus bulunmamaktadır.

rejans5

Sunmuş olduğu lezzetlerle nam salan 1924 Rejans, tarihi dokuyu koruyarak oluşturduğu eşsiz mimarisiyle de ziyaretçilerinin gözünü doldurmaya devam ediyor.

rejans3

2.         Vefa Bozacısı

Kış aylarının vazgeçilmez içeceği boza ve dünyanın en meşhur bozacısı Vefa… Vefa Bozacısı 1876 yılında Prizrenli Sadık Ağa tarafından kurulmuş, adını ise kurulmuş olduğu semtten almıştır. Arnavut göçmeni bir Müslüman olan Sadık Ağa’nın açmış olduğu dükkân bilindiği kadarıyla yalnızca boza satmak üzere açılan dünyadaki ilk dükkândı.

vefa4

Başlarda bir imalathane olan yer sonraları günümüzdeki meşhur hâline dönüşmüştür. Mekân tarihi dokusu ve değişmeyen lezzetiyle hâlen varlığını korumakta ve ününü devam ettirmektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına onun boza bardağı bir camekân içerisinde ziyaretçilere sergilenmektedir.

vefa1

3.         Pandeli Restoran

Mustafa Kemal’in bir diğer uğrak mekânı ise Pandeli Restoran. Mısır Çarşısı'nın girişinde bulunan ve Türk Mutfağı'nın seçkin lezzetlerinin sunulduğu Pandeli Restoran, 1901 yılında Pandeli Çobanoğlu tarafından kuruldu. Ünü ülke sınırlarını aşan bu mekân tarihi atmosferi ve sunmuş olduğu lezzetlerin yanında Türkiye'nin ilk ‘turizm belgeli restoranı' olmasıyla da bilinmekte.

 pandeli 5

Pandeli yalnızca Mustafa Kemal’in sevdiği bir restoran değil aynı zamanda Celal Bayar, Kraliçe 2. Elizabeth, İspanya Kralı Juan Carlos ve Kraliçe Sofia'yı ağırlamış popüler bir mekân. Ayrıca Audrey Hepburn, John Malkovich, Robert De Niro ,Peter Ustinov, Roman Polanski, Sarah Jessica Parker, Daniel Day Lewis gibi ünlü isimlerin restoranı ziyaret ettikleri ve memnuniyetlerini belirttikleri, Pandeli'nin duvarlarında asılı belgelerle bilinmektedir.

pandeli 4

 

 

Anılarla Süslü Duvarlar

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte pek çok alanda ve anlamda yükselen toplum, anılarını biriktirme konusunda dijitale mahkum kaldı. Bugün nostaljik olarak adlandırılan şeyler vintage modasına dönüştü. Bu ev dekorasyonlarında da kendini göstermeye ve dikkat çekmeye başladı. Eskiden albümleri ve duvarları dolduran anılar bugün pek çok kişi tarafından telefonların hafıza kartlarına, bulutlara, bilgisayar içindeki dosyalara sıkışıp kaldı.

duvarfoto3

İç mekan dekorasyonunda eskiye dönüş

Ama yine de bugün dekorasyon dergilerini karıştırdığınızda karşınıza duvarları fotoğraflarla süslü mekanlar gözünüze çarpabiliyor. Bunun sebebi dijitale meydan okuyan asi ruhlu dekoratörler. Onlar sizi anılarınızı duvarlarınıza taşımınız konusunda adeta yüreklendiriyor. Ve evinize sıcak bir hava katıyor.

duvarfoto2duvarfoto5

Siz de farklı çerçeveler içinde, farklı boyutlarda anılarınızla duvarlarınızı süsleyebilir, dekorasyonunuza renk katabilirsiniz. Özellikle belirli bir düzen içinde olmayan karışık halde asılmış fotoğraflar duvarlarda daha estetik bir görüntüye sebep oluyor. Bunlar genellikle evlerde ortak kullanım alanı ve belki de günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz salon ve oturma odalarında kendisini gösteriyor. Aynı şekilde irili ufaklı çerçeveler içindeki resimler de bir başka alternatif.

İşte karşınızda bol bol fotoğraf, bol bol anı, resim ve sıcak bir ev atmosferi için değerlendirilecek dekorasyon önerileri…

 

 

Kitap Okumayı Seven Çocuklar İçin Eşsiz Bir Durak 

Charlie’nin Çikolata Fabrikası, Matilda, Cadılar, Koca Sevimli Dev, Bay ve Bayan Kıl, George’un Harika İlacı ve çok daha fazlası… Roald Dahl yazmış olduğu kitaplarla pek çok çocuğun hayal dünyasını renklendirmiş, yazdığı hikâyeler beyazperdeye uyarlanmış ve yediden yetmişe birçok insanın beğenisini kazanmış dev bir yazar. Bu yazarın yaşadığı ve hikâyelerini kaleme aldığı yer de merak konusu. Roald Dahl Müzesi bu anlamda bir hazine niteliğinde.

cocuk muzesi londra

RDM11

Müze, Roald Dahl’ın yaşadığı ve kitaplarını yazdığı, Londra’dan yaklaşık 1 saat uzaklıkta bulunan Buckinghamshire köyünde yer alıyor. Roald Dahl Müzesi ve Çocuk Galerisi’nin içinde George’un dev şeftalisine girip bir bakabilir, Charlie’nin Büyük Cam Asansörü’ne binebilir, Bay ve Bayan Kıl’ın evini gezebilir ve Matilda’nın kitaplığını görebilirsiniz. Ayrıca Roald Dahl’ın hikâyelerini yazdığı koltuğunu ve Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nın ilk basımı da müzede yer almakta.

cocuk muzesi londra 1

roald dahl

Roald Dahl hayatını kaybettikten sonra eşi Felicity Ann d'Abreu Crosland, Dahl'ın el yazmalarının, fotoğraflarının, Fikirler Kitapları’nın ve mektupların, (annesine gönderdiği mektuplar da dâhil olmak üzere) kısacası Roald Dahl’ın tüm arşivinin İngiltere'de birlikte tutulmasını istedi. Bu şekilde bir müze oluşturma fikri de ortaya çıkmış oldu ve Müze 10 Haziran 2005’de halka açıldı. 2012'de Roald Dahl'ın Yazıhane Kulübesi'nin iç tasarımı, özel sandalyesi ve hikâyelerine esin kaynağı olmak için elinde tuttuğu olağanüstü ve büyüleyici nesneleri tamamen özenle korunmuş ve bahçesinden tasarlanan yeni bir galeriye taşınmıştır. Yazıhane kulübesi şimdi müzenin dikkat çekici noktalarından biridir.

RDM5

RDM7

 

 

İstanbul’un en güzel yalılardan biri de Anadolu Hisarı'ndaki  Bahriyeli Sedat Bey Yalısı’dır. Yalıyı Sedat Bey’in dedesi Mustafa Reşit Paşa 1840’ta yaptırmış. Bina neo barok tarzda inşa edilmiştir. Bahçesinde bulunan manolyalar dolayısıyla Manolya Yalısı olarak da bilinmektedir.

manolya yalisi

Yalı barok üslupta, iki katlı harem ve selamlık olmak üzere iki bölüm olarak tasarlanmış. Karnıyarık planı şeklinde, orta sofanın etrafında sıralanmış odalardan oluşmaktadır. İki bölüm de birbirinin aynısıdır. Yalının cephesinde altlı ve üstlü iki sıra pencere dizisi bulunmaktadır. Orta bölümdeki pencereler yuvarlak kemerlidir. İkinci katın ortasına balkon yerleştirilmiş ve bu balkonun üzerinde çatı katının uzantısına küçük bir balkona yer verilmiştir. Yalı, geniş saçaklı bir ahşap çatıya sahip.

manolya1

Yalı bugün Selamlık ve Haremlik Bölümü iki ayrı bölüm kullanılıyor. Rıhtım uzunluğu 60 metre olan yalının , kayıkhanesi yan tarafta bulunmaktadır. Selamlık bölümünün 1271 metrekare arsa üzerinde 220 metrekarelik bir alan , Haremlik bölümünün ise 1000 metrekare arsa üzerinde 400 metrekarelik bir alan olduğu arşiv kayıtlarında yer almaktadır.

Anadoluhisarı’nın zarif yalısı, 1992 yılında ekonomik nedenlerden dolayı, Abdülhamit’in Hünkar İmamı olan Mehmet Niyazi Araz’ın torunları Bülent ve Edip Işıklıoğlu tarafından satılmıştır. Yalının bugün  haremlik ve selamlık bölümleri iki ayrı aile tarafından kullanılmaktadır.

Fransa’nın en büyük şatosu olan Chambord Şatosu görkemli yapısıyla görenleri âdeta büyülüyor.

16. Yüzyılın 2. Yarısında Kral I. François’ın av köşkü olarak inşa ettirdiği bu şato, Loire bölgesinin en büyük şatosu olarak karşımıza çıkmakla birlikte Loire saraylarının en ihtişamlısı.

I.François Milano’yu fethettikten sonra buradaki İtalyan Rönesans  mimarisinden çok etkilenmiş ve ülkesine döndükten 4 yıl sonra 1519'da henüz 25 yaşındayken, Chambord Şatosu'nun yapımı için emir vermiştir. Bu şato-saray onun en masraflı harcamasını oluşturmuştur. Yapılan diğer sarayların aksine Chambord Şatosu’nun hükümdarlar tarafından pek kullanılmadığı bilinmektedir. Hatta I.François bile sarayda 72 gün geçirebilmiştir.

Chambord Satosu4

Bu eşsiz yapının mimarı bilinmiyor ancak kesinliği kanıtlanmamış olmakla birlikte şatonun planlarını çizen kişinin Leonardo Da Vinci ya da Domenico Cortona olduğu düşünülüyor. Chambord Şatosu bu ve bunun gibi pekçok açıdan merak uyandırıcı.

Mimari yapısı, tarihi ve estetiği ile görenleri büyüleyen bu şatonun yapımı ise çeşitli finansal çıkmazlar yüzünden ancak 25 yılda tamamlanabilmiş. Sato’nun duvarlarının örülmesi 15 yıl sürmüş. Ayrıca şatonun yapımında yaklaşık olarak 1800 işçi çalışmıştır.

Chambord Satosu3

Mimari özelliklerine gelecek olursak; saray 5 metre uzunluğundaki tahta kazıkların üzerinde, bataklık bir alana inşa edilmiştir. 56 metre yüksekliĝinde ve156 metre uzunluĝunda olan sarayın 6 yüksek kulesi, 365 zarif bacası, 426 odası, ve 77 adet merdiveni bulunmaktadır. Şatoyu özel yapan mimari yapısının yansımalarını merdivenlerde de görmek mümkün. Basit gibi görünsede aslında bu merdivenler çok özel ve şaşırtıcı. Aynı yöne doğru gidiyor ancak onları kullanan kişiler bu merdivenlerde birbirlerini görmüyor. Chambord Şatosu’nun dikkat çekici bir diğer özelliği ise sarayın çatısıdır. Kare şeklinde olan bu sarayın her köşesinde koni şeklinde kuleler bulunmaktadır. Bu kulelerin arasında birçok baca mevcuttur. Teras şeklinde düzenlenmiş olan çatının orta kısmında ise bir ışık kulesi yükselmektedir. Ayrıca sarayın bazı bölgelerinde bulunan 'F' harfinin François'i veya Fransa'yı simgelediği düşünülmektedir.

Chambord Satosu5

François'nın ölümünden sonra şato, oğlu ıı. Henri'ye ve sırasıyla diğer Fransa krallarına geçmişti. XIV.Lois döneminde ise saray, gösterişli partileri için kullanmış ve yine bu dönemde Moliere'in 'Kibarlık Budalası' oyununun ilk temsili de Chambord Şatosu’nda yapılmıştır.

Chambord Satosu2

En Çok Okunanlar

  • Japonya’da Bir Orman Evi : The Shell Residence
    Japonya’nın Karuizawa Ormanları'nda yer alan modern tasarımlı bu ev çevreyle inanılmaz bir kontrast yaratırken aynı zamanda doğayla uyumlu olabilmeyi başarabilmiş özel…
  • Ev Dekorasyonunda Renk Tercihleri
    Ev dekorasyonunda, odaların cepheleri, güneş alıp almamaları, tavan yüksekliği odaların aydınlık durumunu, dolayısıyla da renk algısını etkileyeceğinden renk tercihleri iyi…
  • Fotoğraflarla Güzelleşen Özgün Mekanlar
    Anılarla Süslü Duvarlar Teknolojinin gelişmesi ile birlikte pek çok alanda ve anlamda yükselen toplum, anılarını biriktirme konusunda dijitale mahkum kaldı.…
  • Atatürk’ün İstanbul’daki Gözde Mekanları
    Herkesin İstanbul’da müdavimi olduğu mekânlar vardır. Bu yazımızda Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’daki gözde mekânlarından bazılarını sizler için derledik. 1.         1924…

3Oda1Salon E-Bülten

Bumerang - Yazarkafe