Arzu Türk

Arzu Türk

3oda1salon yazarı Arzu Türk İstanbul Teknik Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı mezunudur.

Atık malzemelerin geri dönüştürülme süreci, şu aralar üzerinde en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Plastik şişelerden mantar tıpalara, kağıtlardan cama, onlarca malzeme geri dönüştürülerek yeniden kullanılıyor. Tasarım ofisi Loll Designs’da geri dönüştürülmüş malzemelerden bir koleksiyon üreten ekiplerden biri.

dis mekanda geri donusum ruzgari 4

Loll Designs, süt ve deterjan şişelerini geri dönüştürerek sandalye, masa, saksı ve sehpa gibi ürünlerden oluşan bir koleksiyon tasarladı. Clerkenwell Tasarım Haftası kapsamında sergilenen koleksiyon, minimal tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Geometrik formlarıyla dikkat çeken mobilyalar, çoğunlukla ahşaptan tasarlanan dış mekan mobilyalarına yeni bir bakış açısı getirebilir.

dis mekanda geri donusum ruzgari 2

dis mekanda geri donusum ruzgari 3

21-24 Mayıs 2016’da New York’ta düzenlenen Uluslararası Çağdaş Mobilya Fuarı, birbirinden ilginç tasarımlara ev sahipliği yaptı. Modern mobilyalardan öğrenci tasarımlarına, tekstilden duvar kağıtlarına onlarca farklı türde tasarım fuarda yer aldı. Etkinliğin en ilgi çekici alanlarını ise aydınlatma ve mobilya grupları oluşturuyordu. İşte fuarda sergilenen tasarımlardan bazıları:

Jamie Harris

Jamie Harris’in süt damlalarına benzeyen avize tasarımı, eriyen cam formu ve yarı opak yüzeyleriyle iç mekanlarda loş atmosferler yaratmak için birebir olabilir.

Molo Design

Molo Design’ın bulut formlarından esinle tasarladığı sarkıt aydınlatmaları ise konsept mekanlar için alternatif çözümler sunuyor. 

insek

Doğal materyal sevenler için tasarlanan IN.SEK’in yeni aydınlatma koleksiyonu ise beton ve ahşabı bir araya getiriyor. 

Bernhardt Design

Tasarım ve sanat okulu öğrencilerinin tasarladığı taşınabilir koltuk ve puf tasarımları, Bernhardt Design tarafından hayata geçirilerek ziyaretçilerle buluştu. 

Hinterland Design1

Mermer ve ahşabı bir arada kullanan Hinterland Design ise fuarda sehpa, bank ve masa tasarımlarıyla dikkat çekti.

Eugene Stoltzfu

Fuarın en ilgi çeken mobilya tasarımlarından biri de Eugene Stoltzfus’un mantar malzemeden ürettiği koltuk ve sehpa koleksiyonu oldu. Stoltzfus’un bu koleksiyonu, belki de atık malzemeler için çözümler oluşturabilir.

Design Philippines

Etkinlikte kültürel üretim tekniklerini modern çözümlerle yorumlayan tasarımcılar da bulunuyordu. Design Philippines ekibinin örgü tekniğini kablolarla uygulayarak ürettiği sehpa, bu anlamda başarılı bir örnek sunuyordu.

Bugünlerde New York’daysanız her an sokağın ortasında minyatür bir ev ile karşılaşabilirsiniz. Pencereleri, kırma çatısı ve bacasıyla griye boyalı bu ev, aslında bir enstalasyon çalışması. Amerikalı sanatçı Mark Reigelman II, şehrin sokaklarında gezinirken gaz çıkışını kontrol etmek rögar kapaklarının üzerine yerleştirilen turuncu plastik tüpleri görünce bu çalışmayı gerçekleştirmeye karar vermiş. Kapaktan çıkan tünel, evin içinden geçerek baca deliğine ulaşıyor ve havaya salınıyor. Sanatçı, plastik tüpleri mizahi bir dille yeniden yorumlayarak kentlilerde bir gülümseme yaratmayı amaçlıyor. Yerel üreticiler, zanaatkarlar ve malzeme firmaları ile işbirliği halinde ortaya çıkan çalışma, kimi zaman dakikalar kimi zamansa saatlerce bir sokakta kalabiliyor.

Dünyadaki Önemli Yapılara Öykünme

Ludwig Mies van der Rohe’nin 1929 Expo’su için tasarladığı  Barselona Pavyonu’nu hepimiz biliriz. Modern mimarlığın ikonik yapılarından biri olan pavyon, adeta dış mekanla barışık bir yapı sunar. Yapının narin ve şeffaf çizgileri, izleyicileri cesur bir şekilde kendisini ziyaret etmeye davet eder. Jorge Marsino Prado’nun Peru’da tasarladığı konut yapısı da Barselona Pavyonu’na öykünerek aynı cesurlukta bir izlenim oluşturuyor.

 perudaki huzurlu teras alani 3

Tek katlı bina, merkezine, çatıya ulaşan spiral merdiveni alıyor ve tüm yaşam alanlarını onun etrafına yerleştiriyor. Yatak odaları, oturma odası ve yemek alanları tamamen camla kaplı cephesiyle dış mekana açılıyor. Ancak Peru’nun keskin gün ışığından iç mekanı korumak ve etrafta yer alan diğer konut yapılarından kısmi olarak mahremiyeti sağlamak için istenilen zamanlarda kapanabilecek perdeler tasarlanmış.

perudaki huzurlu teras alani 7

Bu projenin ana odak noktası ise bir “eğlence alanı” olarak tasarlanan çatı. Çöl peyzajının da izlenebildiği teras, bitkilerin yer aldığı yüzeyleriyle ev sahiplerine huzurlu bir atmosfer yaratıyor.

perudaki huzurlu teras alani 9

Fotoğraflar: © Juan Solano Ojasi

Şili’nin manzarasıyla ünlü Panguipulli Nehri’nin kıyısındaki bir tepede tasarlanan Barbekü Evi, doğaya açılan huzurlu bir yaşam alanı sunuyor. Ev sahiplerinin kendilerinizi ziyarete gelen misafirleriyle keyifli anlar geçirmek için inşa ettirdikleri yapı, ailenin Santiago’da bulunan eski evlerinden çıkarılan malzemelerle tasarlanmış. Geri dönüştürülen beton ve ahşap parçalar, modern ve yarı geçirgen bir şekilde tekrar bir araya getirilmiş.

silideki luks barbeku evi 5

Büyük bir yemek masasının bulunduğu strüktür, bir barbekü alanı için gerekli tüm işlevleri yerine getirecek şekilde düzenlenmiş. Koni şeklinde gökyüzüne uzanan ve üzerindeki cam ile içeriye güneş ışığının girmesine izin veren çatı, iç mekanda ferah bir atmosfer oluşmasını sağlamış. Aynı zamanda içeride oluşacak dumanın da dışarı çıkmasını kolaylaştırmış.

silideki luks barbeku evi 7

Ormanlık araziye bakan güney cephesi barbekü ocaklarının da yerleşimini kolaylaştırması için opak olarak tasarlanmış. Oturma odası ve yemek alanından oluşan birinci kattaki ortak paylaşımlı alan, bir merdivenle yatak odalarına ulaşıyor.

silideki luks barbeku evi 6

Göl tarafına bakan kuzey cephesi, tamamen camla tasarlanarak hem manzaranın izlenmesini sağlarken iç mekanda oluşan yüksek ısının da dengelenmesini kolaylaştırıyor. Yine bu kattan ulaşılan veranda, manzaraya daha yakın olmak isteyenler için bir kaçış alanı yaratıyor. Varendaya konumlandırılan ek bir yemek masası da yaz aylarında dışarıda vakit geçirmeye imkan tanıyor.

silideki luks barbeku evi 2

silideki luks barbeku evi 8

Fotoğraflar: Nico Saieh

3Oda1Salon E-Bülten

Bumerang - Yazarkafe