Bebek'teki Yılanlı Yalı ve İlginç Hikayesi

  • Okunma 37216 defa
Yılanlı Yalı Yılanlı Yalı Bebek
25 Mar

Boğazın güzide semtlerinden Bebek ile Rumeli Hisarı arasında Aşiyan Parkına bitişik olan Yılanlı Yalı, İstanbul’un en önemli 30 yalısı arasında gösteriliyor. Görkemi ve ihtişamıyla adeta Bebek koyunun incisi olan Yılanlı Yalı 1700'lü yılların sonlarında inşa edilmiş.

Yalının ilk sahibinin Reisülküttab Mustafa Efendi olduğu ve çeşitli dönemlerde de onarıldığı bilinmektedir. Böylesine güzel bir koyda böylesine ihtişamlı ve güzel bir yalının isminin neden yılanlı olduğunu duyunca hepimiz çok şaşırıyoruz. İsmi kendi kadar güzel değil ama mecburiyetten verilmiş; bunun da şöyle bir hikayesi var. II. Mahmud, Hariciye Nazırı (Dışişleri Bakanı) Mustafa Efendi’nin yalısını pek beğenmiş ve konuyu ortak dostları Said Efendi’ye açmış. Said Efendi arkadaşını ve yalısını korumak için yalının yılanlı olduğunu uydurmuş. Padişahın yalıyı almasını önlemiş ama yalının adı da “Yılanlı Yalı” olarak kalmış.

yilanli yali7

Bu yalı, eliböğründelerle taş duvar üzerinde, geleneksel mimari üslubuyla İstanbul’da ancak birkaç örneği kalmış ahşap yapılarımızdandır. Yalının mimarı planı klasik Osmanlı sivil mimarisinin önemli örneklerinden biridir. Üst kat konsolları denize doğru çıkar. Bu kısımlar eliböğründe isimli taşıyıcı elemanlarla taşınmaktadır.

Harem ve selamlıktan meydana gelen yalının haremi biraz daha küçük ölçüde olup, geniş sofaları, Sakal-ı Şerif odası, meşkhanesi, selsebil odası ve arkasındaki hamamı ile kendine özgü bir görünümü vardı. Bu odalar arasındaki Sakal-ı Şerif odasının ayrı bir önemi olup, Ramazan aylarında Teravih Namazı kılınır, Kandil ve bayramlarda da ziyaret edilirdi. Harem kısmının 40 odadan meydana geldiği söylenirse de bu kesinlik kazanamamıştır.

Yalı 1964 senesinde çıkan bir yangında oldukça hasar görmüştür. Bu yangında  yalının  harem kısmı yandı ve yerine bir şey yapılmadı. Bugün görülen yalı o dönmedeki Selamlık binasıdır. Yalının baş odası en güneyde ve denize en yakın odadır.

yilanli yali4

1989 yılında Aydın Bolak tarafından satın alınan ve dış cephesi özgün kalacak şekilde restore edilen yapının aslında günümüzdeki hikayesi de oldukça ilginçtir.Yalı 3 kardeşe miras kalmıştır. Üç kardeşin de yalıyı yeniden restore edecek paraları yoktur. Üç kardeşten biri hissesini Aydın Bolak’a satar.Aydın Bolak yalıyı tamamen yıkar ve içini beton, dışını ahşap halde yeniden yaratır. Bolak, iki kardeşe ana binanın yanındaki küçük binayı ikiye bölerek bırakmıştır. Bolak maddi zora düşünce hissesini satmıştır. Üç kardeşten ikisi hayata veda etmekte, biri yaşamını o yalıda sürdürmektedir.

Son Düzenlenme Çarşamba, 28 Mart 2018 12:43
Pelin Serin

3oda1salon yazarlarından Pelin Serin İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu, İ.T.Ü Master Programı öğrencisidir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

En Çok Okunanlar

3Oda1Salon E-Bülten

Bumerang - Yazarkafe