Anadolu Yakası’nın İhtişamlı İncisi: Beylerbeyi Sarayı

  • Okunma 11020 defa
Beylerbeyi Sarayı Beylerbeyi Sarayı
13 Ara

Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmud’un ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid' de 1918 yılında, ömrünün son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür.

Çeşitli Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla harmanlandığı sarayın iç mimarisi, kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan geleneksel Türk evi planındadır. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, Haremden daha gösterişlidir. Bodrum katı mutfak ve depo olarak kullanılan saray 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısır’dan getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız Yıldız vazoları görülmeye değer sanat yapılarının sadece bazılarıdır.

Beylerbeyi Sarayı’nı son dönem Osmanlı Sarayları’ndan ayıran yönlerinden birini de, yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden “Set Bahçeleri” adıyla anılan bahçeleridir. Üst set bahçesinde bulunan havuzun çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının  barındığı devrinin en ilginç örneğini yaşatan Ahır Köşk ve eski saraydan kalan selsebilli Mermer Köşk, Osmanlı saray mimarlığının günümüze gelen önemli yapılarını oluşturmaktadır.

Beylerbeyi Sarayı’nın en ilginç yanı ise Set Bahçeleri’nin altından geçen tarihsel Tünel’dir. Tünelin ortasında yer alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmud’un adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ip ucu oluşturmaktadır. Üst set bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Dönemi’nden (1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır.

Yapılan restorasyonlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak “Boğaziçi Kültürü” içinde yerini almış durumdadır. Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara hizmet verilmektedir. Öte yandan önceden belirlenen ve alınan izinlere bağlı olarak sarayda ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar düzenlenebilmekte, böylelikle geleneksel saray atmosferinin günümüz insanlarına tanıtılabildiği bir ortam oluşmaktadır.

Son Düzenlenme Çarşamba, 23 May 2012 18:08
Ece Biliközen

3oda1salon yazarı Ece Biliközen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunudur.

1 yorum

  • Aslı Gündoğan Tarihi mekanlarımıza da yer vermenizi çok seviyorummm. Devamını bekliyorum.. Perşembe, 12 Temmuz 2012 10:08 yazan Aslı Gündoğan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

En Çok Okunanlar

3Oda1Salon E-Bülten

Bumerang - Yazarkafe