Arzu Türk

Arzu Türk

3oda1salon yazarı Arzu Türk İstanbul Teknik Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı mezunudur.

Bjarke Ingels Group, Moshe Safdie’nin Habitat 67 yapısından ilham alarak henüz adı resmileşmese de Habitat 2.0 projelerinin görsellerini kamuyla paylaştı. Toronto için tasarladıkları proje, Mezopotamya uygarlıklarının MÖ. 3.500 - 4.000’li yıllarda inşa ettikleri ziguratların yapısal düzenine referans veriyor. Bloklar halinde yükselen yapı, konutlar ve konut birimlerinin arasına sızmış bitkisel dokulardan oluşuyor.

habitat 67 geri mi donuyor 3

Bjarke Ingels, Habitat 2.0 ile bir Akdeniz kasabası imajı yaratmak istediğini belirtirken kompakt bir halde sunulan ve 500 adet konut biriminin yer alacağı projenin tüm bu peyzaj eklemlenmesine rağmen konforlu olup olamayacağı insanı düşündürüyor. Nitekim Bjarke Ingels Group Moshe Safdie’den ilham aldıklarını belirtse de Habitat 67, yatayda uzanan ve daha çok açık alana sahip bir projeydi. Ne var ki Ingels’in yaratmak istediği proje, doğal ışığın ve rüzgarın yönüne göre konumlanan konut birimleriyle konforlu iç mekanlar yaratabilir.

Eğer bahçesi olmayan küçük bir apartman dairesinde yaşıyorsanız ancak yine de yaşama alanınızı “yeşillendirmek“ istiyorsanız, Amsterdam’da açılan De Balkonie mağazası tasarımlarıyla size ilham verebilir.

kucuk balkonlar icin tasarimlar 4

Amsterdam’ın hızlı bir şekilde mutenalaşan bölgesi De Baarsjes'de konumlanan De Balkonie, küçük apartman balkonları için uygun ölçeklerde tasarlanmış bir dizi modern saksı, mobilya, aksesuar ve çeşitli bitkiler sunuyor. Bölgede yer alan konutlların %70’inin küçük daire tiplerine sahip olmasından yola çıkan mağaza sahibi Frederike Joppen, bu alanlarda yaratılacak yeşil balkonların yoğunluk hissini bir nebze de olsun azaltabileceğini düşünüyor. 

kucuk balkonlar icin tasarimlar 2

Bir balkon için gerekli nesnelerin ihtiyacı karşılayacak şekilde minimum ölçekte tutularak tasarlandığı bu mağaza, çeşitli boyutlardaki saksı ve bitkileriyle de ilgi topluyor. Satış işleminin yanı sıra balkonlar için projelendirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor.

Restorasyon projelerinde tarihi yapının olduğu gibi korunduğu çalışmaların yanı sıra yeni ek yapı ve strüktürlerinde gerçekleştirildiği çalışmalar yer alıyor. Tate Modern, her ne kadar tarihi binanın korunup sadece işlevlendirilmesiyle gerçekleşen bir dönüşüm projesi olsa da, yapıya yeni bir ek bina yapılması için yarışma açıldı. Yeni yapının önümüzde yıllarda tamamlanması öngörülüyor.

mimari donusum Porto Riko okul

Porto Riko'daki okul projesi, kampüste bulunan ve 20 yıldır hiç kullanılmayan atıl binalardan birini yeni cephe strüktürüyle kullanıma açılmasıyla tasarlanmış. Yerel bir mimarlık ofisinin gerçekleştirdiği çalışmada çıplak betonla inşa edilmiş orijinal yapı, paslı çelik olarak nitelendirilen ve üzerinde dikdörtgen açıklıklara sahip corten çelikle sarılmış. Yaratılan beyaz ve kahverengi renk oyununun yanı sıra cephe kabuğundaki dikdörtgen deliklere yer yer mavi, sarı, kırmızı ve yeşil plakalar eklenmiş. Mevcut yapı kütlesiyle kabuk arasında kalan koridorlar, geçirgen plakalar ve dikdörtgen deliklerle adeta bir ışık oyununa sahne oluyor. Yapının bahçesiyse dairelerle donatılmış bir oyun alanına dönüştürülmüş.

mimari donusum japonya tren istasyonu

Japon tasarım ofisi MIKAN’ın Tokyo’da gerçekleştirdiği ve tren istasyonundan ticari sergi alanına doğru bir dönüşümü konu edinen projesi de iki katlı bir yapıdan oluşuyor. Alt kat olduğu gibi korunup yeni bir işlev kazandırılırken üst kat tarihi ana yapıya ilave strüktürlerle tasarlanmış. Alt kattaki orijinal tuğla yapıya sergi alanları, satış mağazaları, yeme-içme noktaları yerleştirilmiş. Tren raylarının olduğu kotta ise mevcut yapıya ek olarak cam bir strüktür eklenmiş. Böylece yolcular tren saatlerini beklerken tıpkı bir sergi mekanındaymış gibi yapıyı gezebiliyor, geçmiş ve gelecek arasındaki iletişimlerini güçlendirebiliyor.

Endüstriyel binalardan konutların dönüşümüne uzanan onlarca çalışma, iyi irdelenerek gerçekleştirildiği zaman mimari dönüşüm projelerinin ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor. Restoranları ve mağazalarıyla bir landmark olarak tanınan San Francisco'daki Ghirardelli Meydanı, Amerika’daki ilk büyük restorasyon çalışması olarak bilinir. 1964 yılında açılan meydan, 1982’de Ulusal Tarihi Mekanlar listesine de alındı. Ülkemizde ise son günlerde mimari dönüşüm alanında yapılmış en önemli çalışma tarihi Bomonti Bira Fabrikası oldu. İlk olarak 1890 yılında açılan fabrika, eski işlevini yitirmesiyle bir mimari dönüşüm projesine konu olmuştu. Restorasyonu tamamlanan yapı, içerisinde kafelerin ve dükkanların da bulunduğu, atölyelerin, gösterimlerin gerçekleştirildiği bir sanat merkezine dönüştü.

ghiradelli square

 Tate Modern'den Stedeljik Müzesi'ne Mimari Dönüşümün Hikayesi

Restorasyon projeleri denildiğinde akıllara gelen çalışmalardan en önemlisi Londra’da yer alan Tate Modern sanat merkezidir. İlk olarak 1891 yılında inşa edilen ve aslen bir elektrik istasyonu binası olan yapı, 1994 yılında Tate Galerisi’ne verilerek sanatsal bir işlev kazanır. Bölge olarak da bir dönüşümün hakim olduğu Londra Dokları’ndaki çalışmada eğitim yapıları, performans alanları, ofis birimleri ve yeme-içme alanları da yer alıyor.

mimari donusum tate modern

mimari donusum tate modern2

Dönüşüm projeleri arasında en çok rastlananlar kullanımını tamamlamış fabrikaların yeniden işlevlendirme çalışmaları oluyor. Philadelphia’da da konumlanan eski bir fabrika da gerek yapıların iç mekanları gerekse açık alanları değerlendirilerek bir konut kompleksine dönüştürülmüş. Cam ve malzeme kullanımıyla çeşitlendirilen iç mekanlar alışılmış bir evden daha kullanışlı alanları ortaya çıkarmış. Çelik strüktürlerin oluşturduğu köprüler, merdivenler ve çıkmalar üzerinde yürünülebilen, oturulan veya oynanan keyifli alanlar yaratmış. Yarı geçirgen bölücüler olarak rol üstlenen mevcut çelik ızgaralar ise aynı zamanda bitkilerin sarıldığı dikey panellere dönüşmüş.

mimari donusum Philadelphia konut

Ünlü Hollandalı mimarlık ofisi MVRDV’nin Schidam’daki Stedeljik Müzesi dönüşüm projesi, pratikte kırmızı raflarla yeniden işlevlendirilen bir şapel yapısı. Neoklasik tarzın hakim olduğu mevcut yapı, yeni raflarla moderne yüzünü dönüyor ve müzenin giriş, dinlenme ve okuma alanı olarak kullanılıyor. İlk olarak 1787 yılında inşa edilen şapel, özgün bir tasarımla anıtsallığını vurgulamaya devam ediyor.

mimari donusum Stedeljik Muzesi

 

Empresyonizmin öncülerinden ressam Van Gogh’un Sarı Ev’i, Chicago Sanat Enstitüsü’nün düzenlediği “Van Gogh’un Yatak Odaları” sergisi kapsamında birebir ölçülerinde inşa edildi. Sanat alanında bir ikon olarak adlandırılan ressamın Arles’teki bu yatak odası, aynı zamanda airbnb üzerinden bir geceliğine kiralanabiliyor.

van gogh oda 4

Van Gogh’un 1888-1889 yılları arasında çizdiği ve aynı odayı gösteren üç adet yağlı boya resmin analiz edilmesiyle inşa edilen oda, resim tutkunlarına yeni bir deneyim sunuyor. Odadaki duvarlar, kapı, pencere, yatak, sandalyeler ve zemin ressamın yağlı boya resmine göre tek tek işlenmiş. En küçük detayın bile atlanmadığı çalışma, Van Gogh’un “dünyası”na girebilme şansı tanıyor.

Fotoğraflar: © airbnb

En Çok Okunanlar

3Oda1Salon E-Bülten

Bumerang - Yazarkafe