Hayalet Filoya Dalış: Truk Lagoon Mikronezya

    Hayalet Filoya Dalış: Truk Lagoon Mikronezya Fotoğraflar: Yılmaz Akyunus

    Mikronezya’nın kalbi olan CHUUK adasında yer alan Truk Lagoon, Japon İmparatorluk donanmasına ait 3 filonun enkazlarına ev sahipliği yapıyor. Truk, 180 000 mil karelik bir alanı kaplıyor. Bu alan içinde 100 adet çeşitli büyüklükte atol bulunuyor. En son volkanik çağda meydana gelmiş yer hareketlerinden günümüze miras kalmış Truk Lagoon eşi olmayan çok büyük bir sualtı dağı....Truk lagününün suları, çevresi 140 mil ve çapı 40 mil olan daire şeklindeki bir mercan resifi ile çevrili. Bu resifin içinde, en yükseği 400 m. olan 11 ada boy gösteriyor. Resifin içindeki suyun ortalama derinliği 50 m. Dışındaki mercanlarla kaplı olan duvar ise 2000 m. derinlere iniyor.

    Birinci Dünya Savaşında İngiltere’nin müttefiki olan Japonlar, bu topoğrafyanın o zamanki askeri maksatları için çok uygun olduğunu görerek Mikronezya’ya yerleşmiş ve bu sayede Almanların Pasifik’deki pozisyonlarını kontrol altına almış. Harpten sonra 1919 yılında yapılan Versay Antlaşması ile Mikronezya Japonların mandasına bırakılmış. 1935 senesinde Japonlar bu bölgeden her türlü geçişi yasaklayarak bir gizlilik duvarı meydana getirmiş ve bu duvarın arkasında, Pasifiği kontrol altında tutabilecek nitelikte askeri bir ağ tesis etmişler. Kurulan bu ağ 2. Dünya Savaşı sırasında çok büyük bir öneme sahip olmuş. 1941 yılındaki Pearl Harbour baskınından sonra Japonların 4. Filosu demirleme ve kumanda merkezi olarak Truk’ı uygun görüp buraya yerleşmiş. Daha sonra 6. destroyer flotillası, 7. Denizaltı flotillası ve 17. hava kolordusu ile birleşen 4. filo çok etkili bir güç olup, Japonya’nın Pasifik’deki etkinliğini tartışmasız hale getirmiş. Japon birleşik filoları komutanı İsoroku Yamamato daha da ileri giderek 1942 senesinde Truk’ı kumanda merkezi haline getirmiş ve bu davranışıyla “Lagün” ün zaptedilemeyeceğine olan inancını bütün dünyaya ilan etmiş. Adaların coğrafyası ve sığ resiflerin arasında sadece 4 adet geçit bulunması ve bunların tümünün mayınlanmış bulunması inançlarının kaynağı olmuş. Fakat Pasifik’e hakim durumdaki bu güç, 40 kadar uçaksavar topu ve Amerikan standartlarına göre bir avuç askeri birlik tarafından korunmaktaydı. Ayrıca iklim şartları göz önüne alınmamıştı. Çok ağır olan uçaksavar topları, çok yağış alan bu bölge içinde yeterli hareket kabiliyetine sahip değillerdi.

    Amerikalılar Marşal adalarını güvenli hale getirdikten sonra, yeni B 29 tipindeki uçakları için üs olabilecek bir yer arayışı içindeydiler. Bu yer Japonya’ya havadan ulaşılabilecek bir mesafede olmalıydı. Truk ve Ponape adaları bu mesafenin son kritik ucunda bulunuyordu. Ayrıca çok yağış aldıklarından etkili hava üssü olma nitelikleri yoktu. Buna rağmen Truk etkisiz hale getirilmeliydi. Bunun iki önemli sebebi vardı. Birincisi Truk’daki Japon kuvvetlerinin, General Mac Arthur kuvvetlerine karşı muhtemel saldırısını önlemek, ikincisi ise Guam ve Saipan adalarındaki müttefik pozisyonlarını Japonların hava saldırılarından korumak. Truk’a yapılacak saldırı karadan havalanan uçaklarla yapılamazdı. Denizden resifin dışından da mümkün değildi, çünkü top menzili dışında kalıyordu. Böyle bir durum harp tarihi içinde ilk defa görülüyordu.

    PICT0007

    Hail stone ( dolu taşı) harekatı 1944 senesi 17 Şubat günü  başladı. Amerikan 58. taşıyıcı görev kuvvetleri 9 uçak gemisinden oluşuyordu. Bu gemilere kruvazör ve destroyerden oluşan 16 parçalık bir filo destek veriyordu. Truk’ın 90 mil açığına üslenen uçak gemilerinden havalanan uçaklar, 2 gün boyunca Truk’a hava saldırıları düzenlediler. Bu saldırılar sırasında, Japonların Pearl Harbour’da kullandıklar bomba miktarının 15 katı bomba kullanıldı. Birçok Japon savaş gemisi keşif seyri için Palau adasına gitmiş olduklarından bu katliamdan kurtuldu. Saldırı sırasında Japonlara ait tankerler, destek gemileri, yük gemileri, uçak taşıyıcı gemiler ya demirli ya da yükleme boşaltma işlemi yapar durumda bulunuyordu. Saldırı sona erdiğinde Japonların askeri ümitleri lagünün derinliklerine yayılmıştı. Bilanço korkunçtu. 350 araç batmış veya devre dışı kalmıştı. Bunların arasında 15 savaş gemisi, 20 şilep, 6 tanker ve 250 uçak vardı. Buna mukabil 26 Amerikan uçağı düşmüştü. Netice olarak Truk, müttefiklerin Pasifik’deki operasyonları için bir korku olmaktan çıkmıştı.

    Bölge savaşın sona ermesinden sonra unutulmuş. Yaklaşık 30 yıl sonra, lagünün sessiz ve berrak suları içinde uyuyan adalar, insanların ilgi odağı olmaya başlamış. Lagünü ziyaret eden dalıcılar, harbin dehşet verici günlerinden geriye kalan inanılmaz sualtı harikasını keşfetmişler. Sakin suların altında hayalete benzeyen şilepler, tankerler, filikalar ve savaş gemileri, sessizce tuttukları bir nöbeti sürdürüyorlar.

    y 018

    Görecekleriniz bunlarla da sınırlı değil. Hiç boş durmayan tabiat ana, bir mucize gerçekleştirerek bu büyük harp silahlarını birer sualtı bahçesine dönüştürmüş. Enkazlardaki güverteler, top namluları, direkler ve donanımlar, çok çeşitli süngerler, gorgonlar ve renkli yumuşak mercanlar tarafından dantel gibi örülerek kalınlaştırılmış. Girdap şeklindeki hareketlerini sürdüren balık sürüleri, enkazları sanki kendilerine aitmişcesine sahiplenmişler. 55 sene geçmiş olmasına rağmen, batıkların her köşesinde saldırıda ölenlere ait şahsi eşyaları görmek mümkün. Bazı derin ve iç bölmelerde iskelet parçaları ile karşılaşmak olası.

    Karşılıklı antlaşmalar yapan Amerika ve Japonya, batıkları birer tarihi ve dini mekan olarak kabul etmişler. Batıklardan herhangi bir şeyin hatıra veya ganimet olarak alınması yasaklanmış. Bunu nazikçe ifade eden bir kitabe, bir geminin güvertesine yerleştirilmiş.

    Bugün, Truk Lagoon, insanoğlunun harp etme yanılgısının bir abidesi olarak geçmişten, günümüze uzanıyor. Lagünün her yerinde tabiat bu hatayı tamir etme uğraşı veriyor. Tuzlu suyun aşındırma etkisi 500 kg’lık top mermileri üzerinde bile tesirini göstermiş. Zaman içinde hayalet filonun kalıntıları hatıralarda ve tarihin tozlu sayfaları arasında kalacak.

    Truk’daki dalış operatörleri çeşitli dalış imkanları sağlıyor. 2 adet gemi mevcut. Bu gemilerde tam pansiyon geceleme mümkün. Batıkların tam üzerinde demirleyen bu gemilerden gündüz ve gece çok sayıda dalış yapma imkanı var. Adada gecelemek isteyenler için oteller mevcut. En iyileri Truk Continental, Kurassa Hotel ve Truk Stop Hotel. Dalış merkezlerine gelince, sayıları çok fazla değil. En ünlü olanları sırasıyla, Blue Lagoon, Micronesia Aquatics ve Sun Dance Tours. Batıklar arasında herhalde en güzeli Shinkoku Maru. 140 m. boyunda bir tanker. Köprü üzeri sadece 15m derinde ve gemi kelimenin tam anlamıyla yumuşak mercanlar ve balık sürüleri tarafından örtülmüş. Köprüsü, puruva topu, köprü telgrafı ve büyük direği ile keşif dalışı yapılabilecek özelliklere sahip.

    Fujikava Maru ise en dramatik enkaz olarak tanınmakta. 130m boyunda, 6 ambarlı bir uçak gemisi. Temiz kumlu bir zeminde omurgası üzerine oturmuş. Direğinin ucu suyun üzerinde. Bacaları 10m. , güvertesi 20 m. derinde. 6 inch’lik kıç üstü topları, renkli yumuşak mercanlar tarafından şekil değişikliğine uğratılmış. İçindeki uçaklar, uçak parçaları, bir kamaradaki çini kaplı Japon banyosu, görülmesi gerekli emsalsiz parçalardan bazıları.

    y 019

    İnanılması güç güzellikte dekore edilmiş batıklardan birisi de Sankisan Maru. Cephane gemisi olarak kullanılmış batığın güvertesi 15m derinde ve dibe dik olarak oturmuş. Ana direği su üzerinde. Macro çekim yapan fotoğrafçılar, birkaç cm karelik bir alanı incelemek için bir dalışı bile harcayabilirler. Bu gemide ayrıca makinalı tüfekler, bir jeep ve sandıklardan yerlere saçılmış binlerce merminin bulunduğu bir ambar mevcut.

    Adada kaldığımız 4 gün içinde 8 gemiye, çok heyecan verici dalışlar yaptık. Her birinin içini karış karış gezip görüntüledik. Dalış arkadaşım videosuyla senaryoyu filme alırken, ben ilginç bulduğum kareleri ölümsüzleştiriyordum. Dalışlar genellikle dekomprasyonlu olarak gerçekleşiyor. Titiz bir şekilde yapılan planlara uyulması halinde, sudan tarifi imkansız duygular içinde ve keyifle çıkılıyor. Adadaki tek eksik bir basınç odası olmaması. Batık dalışına meraklı olanlara, hayatlarının dalış tecrübesini edinebilme imkanı veriyor.

    Ada ya ulaşımın en kolay yolu Filipinler Cumhuriyeti başkenti Manila'dan kalkış yapan Micronesia Airlines uçakları ile yapılan yolculuk ile gerçekleşiyor.

    Son Düzenlenme
    Yorum Ekle

    Lütfen (*) işaretli tüm alanları doldurunuz.

    Yılmaz Akyunus

    1943 yılında İstanbul da doğdu. İktisat tahsili yaptı. Aletli dalışa 1960 yılında başladı. İstanbul Yelken Kulübü üyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Sualtısporları Kulübü ve Maltepe Akyunus Balıkadamlar Spor Kulübü Kurucu üyesi. Cmas ve Padi dalış sistemleri eğitmeni. Sualtısporları  Hakemi, Rehber Balıkadam , Cankurtarma eğitmeni ve kaptanlık brövelerine sahip. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü İstanbul İli, Sualtı Sporları il ajanlığı görevini 8 yıl süreyle yaptı. Dört yıl  Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu As Başkanlığı Görevinde bulundu. Dünyanın dalışa açık tüm bölgelerinde sayısız dalışlar yaptı. Yaptığı bu dalışlarda filme aldığı video görüntüleri ile yaklaşık 20 adet belgesel hazırladı bu belgeseller Türkiye de çeşitli televizyon kanallarında gösterildi. Yine bu dalışlarda çektiği fotoğrafları kullanarak , Ülkemizde yayınlanan Sualtı dergilerinde sayısız dalış gezisi yazıları yayınladı. Yurtdışında her yıl yapılan sualtı görüntüleme yarışmalarında video dalında başarı ödülleri aldı. Türkiyede yayınlanan televizyon dizilerinden birçoğunda sualtı aksiyon sahneleri çekimlerinin kameramanlığını yaptı. Gölcük depremi ertesi deprem mahallinde sualtı çekimleri yaparak televizyon haber bültenlerinde yayınlanmasını sağladı.

    Japonyada batan Ertuğrul Fırkateyn i enkazına ilk kez dalış yaparak filme aldı . İstanbul un 1000 yıl önce yaşadığı büyük depremde, üzerindeki manastır binasıyla sulara gömülen 10. adası Vordonisi yi ilk kez belgeleyerek gün ışığına çıkardı  En çok ilgilendiği  konu, büyük deniz canlılarının sualtı görüntülerini almak. Bunu gerçekleştirebilmek için Kuzey kutbunda Katil balinalarla, Güney Afrika da Büyük Beyaz Köpekbalıklarıyla, Bahamalar da Gri köpekbalıklarıyla, Meksika da Balina köpekbalıklarıyla, Socorro adasında Manta balıklarıyla, Kuzey kutup bölgesinde Katil balinalarla (orca) dalışlar yaparak belgeseller hazırladı , 2012 yılının Şubat ayında Antartika kıtasına giderek aysberg lerin altına dalarak görüntüledi.

    Adress: Sahil yolu sok no 6 Ankara mercan sitesi TUZLA/ISTANBUL
    Gsm: 0542 414 21 79
    E- Mail: akyunus43@gmail.com
    Fax: 0216 3954213