İngiltere’de gerçek anlamda modern ve çağdaş tasarım döneminin öncüsü ve yaratıcısı, Sir Terence Conran’ın 80. yaş günü şerefine Design Museum’da muhteşem bir sergi tasarlandı.
Artık uluslarası bir Ingiliz markası olan Habitat’ın kurucusunun dünyaca ünlü tasarımları, projeleri , enteresan karakterine dair anektodlar, inanılmaz başarısının sırları, günlük çalışma hayatındaki eskizleri, kolleksiyonları çok zevkli bir şekilde sergilenmişti. Benim için gerçek bir ziyafetti, zira kendisinin tasarım felsefesine, kitaplarına, dükkanlarına, evlerinin dekorasyonuna ve en çok da 80 yaşına rağmen bitmek bilmeyen enerjisine hayranım !.
Bu yazıyı hazırlarken, Telegraph gazetesinde yayınlanan bir röportajını okudum ve kendisinin ilginç (!) kişiliği ile ilgili hiç bilmediğim şeyler öğrendim. Dolayısıyla tasarımcının en iyi bilinen mekanlarından The Bluebird, Bibendum veya Conran Shop’un başarılarından bahsetmek yerine, bu röportajdan bazı alıntılar paylaşmaya karar verdim. Ben şahsen çok eğlendim, umarım siz de ilginç bulursunuz;

1) “Lifestyle” kelimesinden nefret ediyor! (Yazımı yayınlamadan bunu öğrenmiş olmam çok iyi oldu. Çünkü başlığım, “The Man Who Changed The British Lifestyle !” olacaktı.)
2) Tatilleri hiç sevmiyor ve gereksiz buluyor !... Ve şöyle bir hesap sunuyor: “Yılda 8,760 saat var. Eğer haftalık çalışma süresini, tatilleri ve bayramları hesaplarsanız, bir kişi yılda ortalama 1,589 saat çalışıyor, yani zamanının % 18’i. Bu nedenle eğer iş yapılamıyorsa tatilleri pek sevmiyorum.” (İyi ki onunla çalışmıyorum…:))
3) Bir rivayete göre, iş hayatının başlarında, mesai saatinin sonunda herkes evine gittikten sonra ofiste dolaşıp, her iki tarafı kullanılmamış kağıt varsa çöpten toplar, düzleştirir, masalara geri koyarmış.
4) Kendi tasarımlarını beğenmeyen insanların yanıldığını, henüz Conran dehasını anlayacak zeka ve eğitime sahip olmadıklarını düşünüyor.
5) Lüks onun için sadelik demek. Örneğin iyi kesimli bir beyaz gömlek !
Açıkçası tüm enterasan (!) özelliklerine rağmen, kendisini tanıdıkça daha da ilgi çekici ve sempatik buluyorum . İyi ki doğdunuz Sir ! yeni projelerinizi heyecanla bekliyorum…

''Eğer insanlara iyi tasarlanmış, makul kalitede, uygun fiyatlı birşey sunarsanız severler ve alırlar. Bir tasarımcı, perakendeci ve lokantacı olarak ortak ilkem budur!”
Ünlü restaurantlarının tasarım konseptlerinin sergilenme şeklini çok beğendim. Her biri iskemlesi ve yemek takımları ile markanın dünyasını çok net anlatıyordu.

Habitat ile ilgili salon görülmeye değerdi. Bizler için çok genç ve modern bir yüze sahip Habitat’ın 1964 yılında doğmuş olduğuna inanmak gerçekten zor !


En son projeleri arasında benim favorim, The Boundary Building. Viktorya döneminden kalma binanın içinde 3 adet restaurant, 12 odalı butik otel ve minik bir İngiliz marketi bulunuyor. Her mekan birbirinden güzel, tipik bir Conran klasiği !
Eger tasarımcı veya sergi hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, şu siteleri ziyaret etmenizi tavsiye ederim;
http://designmuseum.org/design/terence-conran, http://www.conran.com/