Altyapıya yatırım yapılmadan geçen 30 yılın eksikliğini gidermek için 3 yıl gibi oldukça kısıtlı bir zamanı olan ülkenin, hedeflerine ulaşmak için oldukça zorlanacağı aşikar; hatta şimdiden belirlenen takvimin gerisinde kalındığını söyleyebiliriz. Mucize gerçekleştirilip hedeflere ulaşılırsa, ülkenin yatırım, turizm ve tüketim alanlarındaki ekonomik aktiviteden büyük kar sağlayacağı bir başka gerçek. Bu imkansıza yakın takvim sonunda, ekonomik açıdan önde giden dünya ülkeleriyle rekabette yeni bir sayfa da açılmış olacak.

Devam eden tüm çalışmaların, kısa vadede Dünya Kupası ve Olimpiyatlar ile getireceği faydaların ötesinde ülkeye uzun vadede çok şey katacağı konusunda hemfkir olan Brezilyalı yetkililer, önlerindeki sayısız zorluğa rağmen, ülkelerinin kaderini değiştiriecek bu büyük projeden oldukça umutlular ve şu ana kadar elde ettikleri ilerleme konusunda iyimserler. Onlara bu iyimserliği veren önemli bir etken de Amerika'nın, ülkenin bu zorlu sınavında Brezilyalıları yalnız bırakmayacağını duyurması oldu.
Amerika, Brezilya'ya yapılacak yatırım ile elde edecekleri karın yanında, Brezilya ile uzun süreli bir işbirliği sağlanacağı ve bunun Çin'in uluslararası ilişkilerdeki etkisinin giderek artmasında sınırlayıcı bir rol oynayacağını düşünüyor. Yapılacak yatırım, doğal olarak, Amerikan firmalarına Brezilya'daki inşaat sektöründe yeni fırsatlar sunacak. Bu potansiyel, Brezilya'daki işlerin yürüyüşündeki yavaşlık ve bürokratik engellere rağmen, aralarında JDS, HKS, OMA, Richard Meier, Aedas ve Broadway Malyan gibi mimarlık firmalarının bulunduğu çok sayıda Amerikalı firmanın Brezilya'da ofis açmalarına yetti.



















